<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss'><id>tag:blogger.com,1999:blog-7263041074149404679</id><updated>2010-03-19T05:12:24.262+02:00</updated><title type='text'>ŞİFALI BİTKİLER DOĞANIN MUCİZELERİ</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://www.bitkilerianlamak.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7263041074149404679/posts/default'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.bitkilerianlamak.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7263041074149404679/posts/default?start-index=26&amp;max-results=25'/><author><name>xprodoksit</name><email>noreply@blogger.com</email></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>389</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7263041074149404679.post-1135271719560383014</id><published>2010-02-27T20:56:00.002+02:00</published><updated>2010-02-27T21:01:46.143+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hurma'/><title type='text'>TRABZON HURMASININ FAYDALARI</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;Tam bir vitamin deposu&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Yapılan araştırmalarda kalp-damar, sindirim sistemi gibi birçok hastalığa faydalı olduğu tespit edilen Trabzon hurması adeta vitamin deposu.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/S4lr8t3O3dI/AAAAAAAAHag/xFSV4FQ61ac/s1600-h/trabzon-hurmasi.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 296px; FLOAT: right; HEIGHT: 220px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5443000315501534674" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/S4lr8t3O3dI/AAAAAAAAHag/xFSV4FQ61ac/s400/trabzon-hurmasi.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Asım Kadıoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, anavatanı Çin olan Trabzon hurmasının Türkiye'de kuzeyde Orta ve Doğu Karadeniz, güneyde ise Hatay, Adana ve Mersin çevresinde yetiştirildiğini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trabzon hurmasının dünyada iyi bilindiğini ve üzerinde çok sayıda araştırma yapıldığını ve yapılmaya da devam edildiğini belirten Kadıoğlu, ''Trabzon hurması birçok vitamini barındırması dolayısıyla sağlık açısından önemli bir üründür. &lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Trabzon hurması özellikle A vitamini ve karbonhidratlar yönünden zengin bir meyve. Ayrıca bu meyvenin 100 gramında yaklaşık olarak 0,7 gram protein ve 0,4 gram yağ bulunmaktadır&lt;/span&gt;'' dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Kadıoğlu, 100 gram Trabzon hurmasında 20-25 miligram arasında C vitamini ile B1, B2 ve B3 gibi bazı B vitamini çeşitlerinin de bulunduğunu ifade ederek, ''Araştırmalar ayrıca mineral madde içeriği bakımından bu meyvenin zengin olduğunu gösteriyor. Çalışmalar özellikle potasyum, kalsiyum ve fosforu en yüksek oranlarda ihtiva ettiğini de ortaya çıkarmıştır'' diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;''KOLESTEROLÜ VE YÜKSEK TANSİYONU DÜŞÜRÜCÜ ÖZELLİĞİ BULUNUYOR''&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılan tıbbi araştırmalarda Trabzon hurmasının özellikle kalp-damar, sindirim sistemi hastalıklarına iyi geldiğinin belirlendiğini kaydeden Prof. Dr. Asım Kadıoğlu, şöyle devam etti:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiği ve sindirim sistemi hastalıklarının tedavisinde kullanılabileceği tespit edildi. Bu meyve 100 gramında 0,3 miligram demir içermesi dolayısıyla kansızlık ve A, B, C vitaminlerini ihtiva etmesinden dolayı da vitamin eksikliğinin tedavisinde kullanılabilme potansiyeli bulunmaktadır. Ayrıca kolesterolü ve yüksek tansiyonu düşürücü özelliği olduğu da bilinmektedir.''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadıoğlu, Trabzon hurmasını bugünlerde pazar ve manavlarda bulmanın mümkün olduğunu ifade ederek, sık sık tüketilmesi tavsiyesinde bulundu. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7263041074149404679-1135271719560383014?l=www.bitkilerianlamak.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.bitkilerianlamak.com/feeds/1135271719560383014/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=7263041074149404679&amp;postID=1135271719560383014&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7263041074149404679/posts/default/1135271719560383014'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7263041074149404679/posts/default/1135271719560383014'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.bitkilerianlamak.com/2010/02/trabzon-hurmasinin-faydalari.html' title='TRABZON HURMASININ FAYDALARI'/><author><name>xprodoksit</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='12413120525087723951'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/S4lr8t3O3dI/AAAAAAAAHag/xFSV4FQ61ac/s72-c/trabzon-hurmasi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7263041074149404679.post-2006611244575539020</id><published>2010-02-23T23:32:00.003+02:00</published><updated>2010-02-23T23:36:05.127+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='alıç'/><title type='text'>ALIÇ KANSERDEN KORUYOR</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Malatya Meyvecilik Araştırma Enstitüsü Müdür Yardımcısı Kadir Uğurtan Yılmaz, enstitü olarak “Alıçta Genetik Kaynaklarının Toplanması ve Korunması Projesi” ile Türkiye'deki yaklaşık 50 alıç türünü koruma altına almak için arazi çalışmaları yaptıklarını ifade etti.&lt;br /&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 300px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5441555607235589010" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/S4RJ_oLP85I/AAAAAAAAHV4/qcGOSwLU_Is/s400/alic-alic.jpg" /&gt;&lt;br /&gt;Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi ile yaptıkları araştırmada, alıç meyvelerinin biyokimyasal içeriklerine bakıldığını ifade eden Uğurtan Yılmaz, şu bilgiyi verdi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Alıcın genetik kaynaklarının toplanması ve korunmasıyla ilgili yaptığımız çalışmalarda, ülke genelinde 50 alıç türü olduğu belirlendi. Bu konuyla ilgili çalışmalarımız Malatya, Bingöl, Mersin ve Erzincan illerimizde devam ediyor. Araştırmalarımız sonrasında alıcın antioksidan madde içeriklerinin birçok meyve türüne göre çok daha yüksek değerlerde olduğu belirlendi. Kansere karşı oldukça etkili olan bu değeri, daha önce kızılcıkta da görmüştük. Alıçlar kırmızı, turuncu, sarı ve siyah renkte olmak üzere birkaç türden oluşuyor. Hem sağlık, hem de ekonomi anlamında değer taşıyan bu türlerin korunabilmesi için arazi çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;“FARMAKOLOJİDE KULLANILMASINI BEKLİYORUZ”&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Alıcı, tohumlarının sertliği nedeniyle yetiştirmekte zorluk yaşadıklarını ifade eden Uğurtan Yılmaz, böyle önemli bir ürünün yok olmaması için vatandaşların duyarlı davranması gerektiğini belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alıcın ekonomik anlamda ülkeye ciddi getiri sağlayacağına vurgu yapan Uğurtan Yılmaz, “Hiçbir zaman kayısıya alternatif bir ürün demiyoruz, ama ek gelir sağlanabilecek çok iyi bir ürün” diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alıçta bulunan antioksidanın kansere yakalanma riskini azalttığını bildiren Uğurtan Yılmaz, hücreleri kansere karşı koruyan alıcın, farmakolojide kullanılacak bir ürün haline gelmesini beklediklerini söyledi.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7263041074149404679-2006611244575539020?l=www.bitkilerianlamak.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.bitkilerianlamak.com/feeds/2006611244575539020/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=7263041074149404679&amp;postID=2006611244575539020&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7263041074149404679/posts/default/2006611244575539020'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7263041074149404679/posts/default/2006611244575539020'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.bitkilerianlamak.com/2010/02/alic-kanserden-koruyor.html' title='ALIÇ KANSERDEN KORUYOR'/><author><name>xprodoksit</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='12413120525087723951'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/S4RJ_oLP85I/AAAAAAAAHV4/qcGOSwLU_Is/s72-c/alic-alic.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7263041074149404679.post-7075447282264424920</id><published>2009-11-01T19:16:00.002+02:00</published><updated>2009-11-01T19:19:17.362+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dut'/><title type='text'>KİLO ALMAK İÇİN DUT TÜKETİLMELİ</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Dut; iyi bir enerji kaynağı, bebeklerin ve çocukların büyüme ve gelişmesinde çok değerli bir besin maddesi. Ayrıca astım, bronşit gibi hastalıklara iyi geldiği ve kan yapıcı özelliği ile vazgeçemediğimiz bir meyve. Taze veya kuru olarak tüketilen dutun içinde çeşitli organik asitler, pektin ve şeker vardır. Beyazı veya kırmızımsı olanıyla çeşitlidir. Özellikle karadut ağız yaraları ve aft için doğal bir ilaçtır. Dutu derin dondurucuda da saklayabilirsiniz. &lt;strong&gt;Beyaz dutun 15-20 gram yaprağı 3 su bardağı su ile kaynatılıp içilirse iyi bir idrar söktürücü olur. Bu karışım ateş düşürücü olarak da kullanılır. Dutun taze yapraklarıyla derideki yaralara ve burundaki kanamalara tampon yapılırsa kanamalar durur.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 300px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399185552904211154" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/Su3Cp31GytI/AAAAAAAAG4c/8xKCVvC4TCw/s400/dut.jpg" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;Dikkat İştah Açabilir.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Dut hangi şekilde tüketilirse tüketilsin, iyi bir kan yapıcıdır. &lt;strong&gt;Kişinin kilo almasını sağlar ve iştah açar.&lt;/strong&gt; Karadutun yaprakları ve kabukları kaynatılıp elde edilen sıvı ile gargara yapılırsa boğaz, ağız ve diş eti iltihaplarına iyi gelir. Ancak karadut kabız yapabilir. Karaduttan yapılan şurup, ağız ve boğaz hastalıklarına, özellikle çocuklarda sıkça görülen pamukçuğa iyi gelir. Bunun için hafif sulandırılan karadut şurubuyla derin derin gargara yapılabilir. Sabah aç karnına olgunlaşmış beyaz dut yenir ve üzerine su içilirse bağırsaklar çalışır. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7263041074149404679-7075447282264424920?l=www.bitkilerianlamak.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.bitkilerianlamak.com/feeds/7075447282264424920/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=7263041074149404679&amp;postID=7075447282264424920&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7263041074149404679/posts/default/7075447282264424920'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7263041074149404679/posts/default/7075447282264424920'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.bitkilerianlamak.com/2009/11/kilo-almak-icin-dut-tuketilmeli.html' title='KİLO ALMAK İÇİN DUT TÜKETİLMELİ'/><author><name>xprodoksit</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='12413120525087723951'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/Su3Cp31GytI/AAAAAAAAG4c/8xKCVvC4TCw/s72-c/dut.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7263041074149404679.post-2897274163375580814</id><published>2009-10-28T18:42:00.003+02:00</published><updated>2009-10-28T18:48:04.429+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zerdeçal'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='köri'/><title type='text'>KÖRİ KANSERİ YENDİ</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Köri baharatında bulunan bir maddenin, kanser hücrelerini öldürebildiği belirtildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cork Kanser Araştırma Merkezi bilimcileri, köri yapımında kullanılan &lt;strong&gt;zerdaçalın&lt;/strong&gt; etken maddesi "kurkumin"in laboratuvar ortamında yemek borusu kanseri hücrelerini öldürdüğünü saptadı. &lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 225px; DISPLAY: block; HEIGHT: 225px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5397692626332190354" border="0" alt="Köri Kanser Hücrelerini Yendi" src="http://1.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/Suh02G9GhpI/AAAAAAAAG30/vlAg18QFORc/s400/kori.jpg" /&gt;&lt;br /&gt;Dr. Sharon McKenna ve ekibi, kurkuminin kanser hücrelerini 24 saatte öldürmeye başladığını gördü. Uzun zamandır kurkumin maddesinin iyileştirici etkisi bulunduğu düşünülüyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kanser uzmanları, British Journal of Cancer dergisinde yayımlanan araştırmanın, doktorların yeni tedaviler bulmalarına yardımcı olacağını belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birleşik Krallık Kanser Araştırma kurumundan Dr. Lesley Walker, bu araştırmanın, zerdaçalda (hint safranı) bulunan doğal kimyasalların özafagus (yemek borusu) kanserinde yeni tedaviler için kullanılması olanağı sağlayacağını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Walker, özafagus kanseri oranının 1970'lerden bu yana yarı yarıya arttığını, bunun obezite, alkol tüketimi ve reflü hastalığındaki artıştan kaynaklanıyor olabileceğini bildirdi.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7263041074149404679-2897274163375580814?l=www.bitkilerianlamak.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.bitkilerianlamak.com/feeds/2897274163375580814/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=7263041074149404679&amp;postID=2897274163375580814&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7263041074149404679/posts/default/2897274163375580814'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7263041074149404679/posts/default/2897274163375580814'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.bitkilerianlamak.com/2009/10/kori-kanseri-yendi.html' title='KÖRİ KANSERİ YENDİ'/><author><name>xprodoksit</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='12413120525087723951'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/Suh02G9GhpI/AAAAAAAAG30/vlAg18QFORc/s72-c/kori.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7263041074149404679.post-2816022182030215726</id><published>2009-10-18T12:20:00.002+03:00</published><updated>2009-10-18T12:23:20.967+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='brokoli'/><title type='text'>GÖĞÜS KANSERİNE KARŞI BROKOLİ</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Göğüs kanserine çare!&lt;/strong&gt;   &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Kansere karşı bizi koruyan ve son yıllarda tüketimi hızla artan brokoli, tam bir sağlık deposu... &lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 367px; DISPLAY: block; HEIGHT: 400px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5393867503416885154" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/Strd6pqvv6I/AAAAAAAAG2U/VcKTB-9ewXE/s400/brokoli.jpg" /&gt;Her yaşta yenmesi geren brokolinin yararlarından bazıları şöyle:&lt;br /&gt;Zengin bir A, E ve C vitamini deposu olan brokoli, içeriğindeki flavonoidlerle bağışıklık sistemimizi güçlendirir.&lt;br /&gt;Yüksek miktarda kalsiyum içerdiği için kemik erimesini yavaşlatmaya yardımcı olur.&lt;br /&gt;Demir ve çinko da içermektedir. Kadınlarda göğüs kanserini önler.&lt;br /&gt;Prostat, bağırsak ve idrar kesesi kanserlerine karşı güçlü bir koruyucudur.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7263041074149404679-2816022182030215726?l=www.bitkilerianlamak.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.bitkilerianlamak.com/feeds/2816022182030215726/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=7263041074149404679&amp;postID=2816022182030215726&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7263041074149404679/posts/default/2816022182030215726'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7263041074149404679/posts/default/2816022182030215726'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.bitkilerianlamak.com/2009/10/gogus-kanserine-karsi-brokoli.html' title='GÖĞÜS KANSERİNE KARŞI BROKOLİ'/><author><name>xprodoksit</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='12413120525087723951'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/Strd6pqvv6I/AAAAAAAAG2U/VcKTB-9ewXE/s72-c/brokoli.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7263041074149404679.post-3664557593452648346</id><published>2009-08-05T14:02:00.004+03:00</published><updated>2009-08-05T14:27:34.180+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hibiskus'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gülhatmi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='amber'/><title type='text'>HİBİSKUS'UN FAYDALARI</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Hibiskus (Hibiskus Sabdariffaun) ülkemizde yöreden yöreye farklı adlarla anılır, bunlar arasında amber çiçeği veya gülhatmi en çok kullanılanıdır.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Hibiskus bitkisi kan şekerinin ve yüksek tansiyonun dengelenmesinde yardımcıdır. Bununla da kalmayıp iyi huylu kolesterolün yükseltilmesinde de yardımcı olabilmektedir. Hibiskus iyi bir yardımcıdır, kesinlikle bir ilaç olarak değerlendirilmemelidir.&lt;/div&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 300px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5366434466487099378" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/SnlntvVgX_I/AAAAAAAAGjI/nh-tRFLcfw8/s400/gulhatmi-cicegi.jpg" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Şeker hastaları hekimlerinin önerdikleri ilaçlarını almalıdır.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Güçlü bir antioksidan&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Hibiskusun aynı zamanda güçlü bir antioksidan olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim. Değerli okuyucu, tüm sebze, meyve ve bitkilerde antioksidan özelliği olan birkaç etkin madde mutlaka vardır. Antioksidan özellikli etkin madde içermeyen bitki yoktur. Ancak, bazılarında güçlü antioksidan etki bulunmaktadır.&lt;br /&gt;Hibiskusun hemen hemen tüm renkte olanlarını bulmak mümkündür. Mavi, beyaz, kırmızı, turuncu, beyaz-kırmızı ve diğer renk kombinasyonları olan hibiskuslar vardır. En makbul olanı koyu kırmızı renkli olanıdır. Kür amaçlı ve kurutulmuş olarak satın alacağınız koyu kırmızı renkli hibiskusların, önce bir parça tadına bakınız. Eğer dilinizin üzerinde ekşi tat bırakmıyorsa satın almayınız. Ya raf ömrünü doldurmuştur, ya da uygun toprakta yetişmemiştir.&lt;br /&gt;Tüm bunların dışında koyu kırmızı renkli çiçeklerinin mutlaka en alt taç yapraklarının bulunduğuna dikkat ediniz. Bu taç yapraklar özellikle akciğer kanseri ve diyabet hastaları için kullanılması gereken en önemli kısımlarıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Demir deposu&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Akciğer kanserine yakalanma riski taşıyanların hibiskus kürünü ihmal etmemelerini, yılda en az üç-dört kez uygulamalarını öneririm.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hibiskus bir demir deposudur. Toprağın içerisinde bulunan demiri ve magnezyumu adeta emer ve bünyesinde depolar.&lt;/strong&gt; Birkaç yıl sonra yetiştiği toprakta demir ve magnezyum kalmaz. Demiri azalmış veya tükenmek üzere olan toprakta yetişen hibiskus bitkisinin tıbbi amaçlı kullanılmasında fayda yok denecek kadar az olur.&lt;br /&gt;Hibiskus içerdiği zengin magnezyumdan ve de malik asitten dolayı güçlü bir laksatiftir. Bağırsaklarda oluşan gazın alınmasında etkilidir. Şişkinlik şikâyeti çekenlerin yardımcısıdır. Eğer kür olarak toprağında magnezyum ve demir oranı azalmış olan hibiskusu kullanıyorsanız yukarıda belirtmiş olduğum özelliklerinden yeteri derecede istifade edilemiyor demektir.&lt;br /&gt;Demir oranı düşük olan toprakta yetişen hibiskusun hasat edilmemesi ve kür olarak kullanılmaması gerekir. Çünkü onun şifa gücü zayıflamıştır veya kaybolmuş demektir.&lt;br /&gt;Akciğer kanserine yakalanmış hastaların da günde en az iki bardak hibiskus çayı içmelerinde çok büyük faydalar vardır. Ancak, günde üç bardağı geçmemelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;DİKKAT&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Hibiskus bitkisi ağırlıklı olarak taç yapraklarından anthocyanin grubu etkin maddeleri bol miktarda içerdiği için guatr ve tiroid şikayeti olanların kullanmaması gerekir. Unutmayın, anthocyanin’ler goitrogenik özelliklidir. Goitrogenik, “guatra neden olan” demektir.&lt;br /&gt;Soğuk algınlığında veya ateş düşürücü olarak yardımcıdır. Bu durumlarda, hibiskus bitki çayının günde bir-iki defa hazırlayıp içmek faydalıdır. Hibiskus bitki çayı hem antiseptik hem de antibakteriyeldir.&lt;br /&gt;Damar sertliği (atherosklerozis) şikâyeti olanlar için mükemmel bir yardımcıdır. Zaman zaman uygulanacak hibiskus kürüyle, damar sertliğine karşı önleyici kür uygulanmış olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;DİKKAT&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Hibiskus bitkisinin en güçlü özelliklerinden biri de topraktaki metalleri depolama potansiyelidir. Ağır metal içeren topraklarda yetişmekte olan hibiskusların kullanılmaması ve hasat edilmemesi gerekir.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;&lt;strong&gt;Wilson hastalığı&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Ender rastlanan Wilson hastalığının karaciğer, kornea, böbrekler, iskelet sistemi ve diğer organlarda yoğun bakır birikimine bağlı olduğu bilinmektedir. Vücuttan bakır atılmasına yardımcı olacak etkin maddeler, hibiskus çiçeğinin en alt taç yapraklarında bulunur. Hibiskus toplanırken, çiçeklerinin en alt taç yaprakları hiçbir işe yaramaz diye atılır. Halbuki nimetin hikmeti bu konuda çiçeğin en alt taç yapraklarında saklıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Dikkat!&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Wilson hastaları kesinlikle klorlu su içmemeli ve kürlerini de klorlu suyla hazırlanmamalıdır.&lt;br /&gt;Kansızlık şikâyetinde kürü etkili değil&lt;br /&gt;Demire bağlı kansızlık şikâyeti olanlar, bu satırları okurken, “Hemen kürünü uygulaya-yım” diyecektir. Hibiskusun demir bakımından zengin olduğu doğrudur. Ancak, kürünü yaparak içeriğindeki demiri vücudumuza kazandırmamız mümkün değildir. Çünkü hibiskusta bulunan metal tutucu özellikli etkin maddeler, içerdiği demiri almamıza engel olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Dikkat!&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Hekiminiz demire bağlı anemi tedavisi önermişse, hibiskus çayı veya kürü uygulamayın. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://www.xprodoksit.com/yazi/akciger-kanseri-ve-wilson-hastaligina-karsi-kur"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Akciger Kanserine ve Wilson hastalığına karşı hibiskus kürleri&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7263041074149404679-3664557593452648346?l=www.bitkilerianlamak.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.bitkilerianlamak.com/feeds/3664557593452648346/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=7263041074149404679&amp;postID=3664557593452648346&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7263041074149404679/posts/default/3664557593452648346'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7263041074149404679/posts/default/3664557593452648346'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.bitkilerianlamak.com/2009/08/hibiskusun-faydalari.html' title='HİBİSKUS&apos;UN FAYDALARI'/><author><name>xprodoksit</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='12413120525087723951'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/SnlntvVgX_I/AAAAAAAAGjI/nh-tRFLcfw8/s72-c/gulhatmi-cicegi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7263041074149404679.post-2726400594026323411</id><published>2009-06-20T14:14:00.001+03:00</published><updated>2009-06-20T14:17:23.168+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='üzüm'/><title type='text'>SİYAH ÜZÜMÜN FAYDALARI</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Türk bilim adamları, antikanserojen özelliği bilimsel araştırmalarla kanıtlanan siyah üzümün kanser hastalarında destekleyici tedavide kullanılması için proje yürütecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ile Tıp Fakültesi Hematoloji Bilim Dalı'nın ortaklaşa yürüteceği projenin başarıya ulaşması halinde hastalar yüksek fiyata aldıkları ithal ürünü çok ucuza edinebilecek. &lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 290px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5349367241856350322" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/SjzFKg_1eHI/AAAAAAAAGJ0/183HZQmGl0M/s400/S%C4%B0YAH-UZUM.jpg" /&gt;&lt;br /&gt;Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Osman İlhan, dünyada ve Türkiye'de artış gösteren lösemi, lenfoma ve myeloma gibi hastalıklara yönelik tedavilerde büyük gelişme olmasına rağmen olumlu sonuç alınamayan vakalar da bulunduğunu söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıllardır "Kemoterapinin yanı sıra destekleyici bir ürün alıp alamayacakları"nı soran hastalarına bununla ilgili bilimsel yayınlar az olduğu için çekingen yanıtlar verdiğini anlatan İlhan, bazı hastalarının ithal edilen&lt;br /&gt;pahalı ürünlerden kullandıklarını ifade etti. İlhan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Son yıllarda siyah üzümün kabuğunda bulunan resveratrol adı verilen doğal antibiyotiğin lösemi hastalarında etkili olduğuna ilişkin araştırmalar yayımlandı. Bununla ilgili bir çalışma 33. Ulusal Hematoloji Kongresinde ikincilik ödülü aldı. Nature gibi dünyanın belli başlı dergilerinde bu maddenin&lt;br /&gt;kanser hücrelerine karşı etkili olduğu gösterildi ve çalışma çok hızlı ilerliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hatta KML türü kanserli hastalarda çok etkin olan Glivec ilacına direnci olanlarda bile bu maddenin etkili olduğu ortaya çıktı. Yürüteceğimiz bu sosyal sorumluluk projesiyle önce Ziraat Fakültesi'ndeki araştırmacılar tarafından resveratrolun ülkede yetişen siyah üzümlerdeki oranı belirlenip ıslah çalışmaları yapılacak. Projenin ikinci aşamasında ise tıp fakültemizin hematoloji bilim dalında önce hayvan, sonra da insan deneyleriyle bu maddenin hastalar üzerindeki etkinliği belirlenecek. Proje başarıya ulaşırsa hastalar bu ürünlere çok daha ucuza ulaşabilecek." "Ürünün kemoterapi gören hastalarda etkili olup olmadığı" sorusu üzerine de İlhan, bazı bilim adamlarının kemoterapiden sonra değerlerinde düşme olan trombosit ve lökositlerin toparlanmasında bu maddenin etkili olduğunu gösteren çalışmalar ortaya koyduklarını bildirdi. İlhan, "Literatüre geçen çok başarılı sonuçlar var. Kemoterapide dirençli olgularda bile işe yaradığı görülmüş" şeklinde konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Antikanserojen etkisi olan bu maddenin bir alternatif tedavi değil, ilaçla beraber alınması gereken tamamlayıcı bir ürün olduğunu vurgulayan İlhan, "Lösemi ve lenfoma tedavisinde, kemoterapinin etkisinin artırılması ya da yan&lt;br /&gt;etkilerinin azaltılması için kullanılabilecek. Ama bunun için öncelikle projemizin sonuçlanması gerekir" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-RESVERATROLUN ANTİKANSEROJEN VE ANTİMUTAJEN ÖZELLİĞİ-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Başkanı Prof.Dr. Gökhan Söylemezoğlu da siyah üzümün soğuk hava koşulları, mantar enfeksiyonları gibi etkenlere bağlı olarak kendini korumak için ürettiği resveratrolun, antikanserojen ve antimutajen özelliği bulunduğunu söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu maddenin siyah üzüm çeşitlerinde yoğun olarak bulunduğunu anlatan Söylemezoğlu, araştırma kapsamında, asmanın gen merkezi olan Türkiye'de yetiştirilen üzüm çeşitlerinde bu maddenin düzeyinin belirleneceğini kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Söylemezoğlu, çalışma kapsamında üzümün çekirdeği, kabuğu ve salkım sapının yanı sıra şarap ve pekmez gibi bu meyveden üretilen ürünlerdeki resveratrol düzeyine de bakacaklarını bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üzüm suyu ve kuru üzüm gibi besinlerdeki resveratrol oranını da araştıracaklarını belirten Söylemezoğlu, "Bu araştırma, hem kültür çeşitlerinde hem yabani tipteki asmalarda hem de Amerikan türlerinde yürütülecek" diye&lt;br /&gt;konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Çolak ise projeyi TÜBİTAK, DPT ve diğer ilgili kuruluşların desteğiyle yürütmeyi planladıklarını söyledi. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7263041074149404679-2726400594026323411?l=www.bitkilerianlamak.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.bitkilerianlamak.com/feeds/2726400594026323411/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=7263041074149404679&amp;postID=2726400594026323411&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7263041074149404679/posts/default/2726400594026323411'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7263041074149404679/posts/default/2726400594026323411'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.bitkilerianlamak.com/2009/06/siyah-uzumun-faydalari.html' title='SİYAH ÜZÜMÜN FAYDALARI'/><author><name>xprodoksit</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='12413120525087723951'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/SjzFKg_1eHI/AAAAAAAAGJ0/183HZQmGl0M/s72-c/S%C4%B0YAH-UZUM.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7263041074149404679.post-6036039634517755815</id><published>2009-05-26T23:27:00.001+03:00</published><updated>2009-05-26T23:32:03.922+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='avakado'/><title type='text'>AVAKADONUN FAYDALARI</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/ShxRamsXC4I/AAAAAAAAF5o/-DGkS0Sg_DA/s1600-h/avakado248.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 248px; DISPLAY: block; HEIGHT: 248px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5340232775659621250" border="0" alt="AVAKADONUN FAYDALARI" src="http://4.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/ShxRamsXC4I/AAAAAAAAF5o/-DGkS0Sg_DA/s400/avakado248.jpg" /&gt;&lt;/a&gt; * Avokadoda bulunan 14 mineral hücre yenilenmesini sağlamakta. Dolayısıyla yaşlanmaya neden olan zararlı toksinleri vücuttan atarak yaşlanmayı yavaşlatmakta ve cildi yıllara karşı korumaktadır.&lt;br /&gt;* Avokado % 30 oranında barındırdığı doymamış yağ miktarı nedeniyle vücuttaki kolestrolün artmasını önler. Kalp ve damar hastalıklarında doğal bir şifa kaynağıdır. Ülser üzerinde iyileştirici etkiye sahiptir.&lt;br /&gt;* Avokadonun içinde A, B1, B2, B3, B6, C, E, K vitaminleri, fosfor, magnezyum, demir, potasyum, kalsiyum ve çinko gibi mineraller bulunmaktadır.&lt;br /&gt;* Aynı zamanda mutluluk hormonu olan seratoninden ötürü ruh sağlığımıza da en az beden sağlığımıza olduğu kadar faydalıdır. İçerdiği yüksek potasyum dinçlik verir ve insanı depresyona sokan uyuşukluluk ve rehaveti üzerinden atar.&lt;br /&gt;* Bağışıklık sistemimizi güçlendiren, kandaki alkalin dengesini koruyan ve kandaki kırmızı kan hücrelerini yapan avakado aynı zamanda bir demir kaynağıdır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7263041074149404679-6036039634517755815?l=www.bitkilerianlamak.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.bitkilerianlamak.com/feeds/6036039634517755815/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=7263041074149404679&amp;postID=6036039634517755815&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7263041074149404679/posts/default/6036039634517755815'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7263041074149404679/posts/default/6036039634517755815'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.bitkilerianlamak.com/2009/05/avakadonun-faydalari.html' title='AVAKADONUN FAYDALARI'/><author><name>xprodoksit</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='12413120525087723951'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/ShxRamsXC4I/AAAAAAAAF5o/-DGkS0Sg_DA/s72-c/avakado248.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7263041074149404679.post-9191114064572995663</id><published>2009-05-16T00:52:00.002+03:00</published><updated>2009-05-16T00:56:47.789+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zencefil'/><title type='text'>KANSER TEDAVİSİNDE ZENCEFİL</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Bilim adamlarının kanserle ilgili araştırmaları sürerken, şimdiye kadarki çalışmaların ilgi çeken sonuçları arasında daha önce bazı mide rahatsızlıklarında kullanılan&lt;a href="http://www.bitkilerianlamak.com/2007/12/zencefil-faydalari.html"&gt; zencefilin&lt;/a&gt; kanser tedavisi sürecindeki mide bulantılarına karşı yardımcı olmasının belirlenmesi de yer alıyor. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://www.bitkilerianlamak.com/2007/12/zencefil-faydalari.html"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 266px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5336172774363264242" border="0" alt="KANSER TEDAVİSİNDE ZENCEFİL" src="http://1.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/Sg3k3bQIdPI/AAAAAAAAFx8/17xFVr4cLfE/s400/zencefil.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Amerikan Kilinik Onkoloji Derneğinin (ASCO) Başkanlığını yapan ve Şikago Üniversitesi kan kanseri uzmanlarından Dr. Richard Schilsky, konuya ilişkin sunumun yapıldığı ASCO toplantısındaki açıklamasında, zencefilin binlerce yıldır mide rahatsızlıklarında kullanıldığını anımsatarak, kanser hastalarının acılarını azaltmak için ne yapabileceklerini sürekli sorduklarını, araştırmaların da tedavi sürecinde mümkün olduğu kadar düşük dozda kullanılan zencefilin bu konuda çok iyi sonuç verdiğini gösterdiğini kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;New York Rochester Üniversitesinde kemoterapi uygulaması yapılan ve mide bulantısına karşı standart ilaç verilen 614 kanser hastasından bir bölümüne plasebo (fonksiyonu olmayan madde), bir bölümüne ise çeşitli dozlarda toz zencefilin kapsül içinde verildiğini anlatan uzmanlar, toz zencefil alan hastaların tümünde mide bulantılarının azaldığının tespit edildiğini belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmacılar &lt;a href="http://www.bitkilerianlamak.com/2007/12/zencefil-faydalari.html"&gt;zencefilin&lt;/a&gt; mide bulantısını azaltıcı etkisinin nedeninin henüz tam olarak bilinmediğini kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzmanlar, kullanım miktarına bağlı olarak zencefilin pişirilmiş yiyeceklerle alınmasının da mümkün olabileceğini belirtiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AKCİĞER KANSERİNDE IRESSA VE TARCEVA İLAÇLARININ KULLANIMI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ASCO toplantısında sunulan bir başka araştırma ise, akciğer kanseri vakalarıyla ilgili çalışmaların Iressa ve Tarceva gibi ilaçların tedavi sürecine sağladıkları katkı konusunda yeni bulguları ortaya koydu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kanser vakalarının ancak yüzde 10 ila 15’inde kısmen yararlı olabildiğine yönelik 2004’te yapılan bir araştırmanın sonuçları doğrultusunda ABD’deki Iressa tabletlerinin satışlarının büyük oranda azaltıldığını anımsatan araştırmacılar, daha sonraki araştırmaların Iressa’nın çoğu Asyalı kadın olan ve özellikle sigara içmeyen hastalar üzerinde çok daha yüksek düzeyde olumlu sonuç verdiğini ortaya koyduğunu anlattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu araştırmanın, Iressa’nın ABD pazarında yaygın olarak satılmaya başlamasının önünü açabileceği belirtiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye’de de akciğer ve pankreas kanserli hastaların tedavi sürecinde ilgili testlerden sonra alınan sonuçlara göre, Iressa (Gefitinib) ve Tarceva (Erlotinib) ilaçları kullanılarak, tedavide başarı oranı artırılmaya çalışılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kemoterapiye göre yan etkisi çok daha az olan bu gibi ilaç tedavileri ve özellikle Iressa ve Tarceva’nın kullanımına ilişkine araştırma sonuçlarının ASCO toplantısından sonra, bu ay içinde yayımlanması bekleniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NEUROBLASTOMA HASTALARINDA YENİ BAĞIŞIKLIK TEDAVİSİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuklarda görülen otonom sinir sistemi tümörü veya böbreküstü bezinin medulla bölümünde ortaya çıkan bir tümör olarak da bilinen ve ölümle sonuçlanabilen kanser hastalıkları arasında yer alan neuroblastoma hastaları için yeni geliştirilen bağışıklık tedavisiyle ilgili bir araştırma da ASCO toplantısında sunulan raporlar arasında yer aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vücudun bağışıklık sistemi proteini (monoklonal antikor) güçlendirerek tümörün bağışıklık sistemi tarafından yok edilmesine yardımcı olan yeni tedavi, bu kanserin tedavisinde yıllardır kullanılmakta olan benzeri bir sistemin biraz değiştirilmesiyle uygulanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Söz konusu rapora göre, 2 yıl süreyle önceki sistemin uygulandığı çocuklarda tümörün tekrar oluşmasının veya ölümle sonuçlanmasının engellenmesi oranı yüzde 46 oranında gerçekleşirken, yeni sistemde bu oran yüzde 66’ya kadar yükseldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuk hastalarda 2 yıldan fazla yaşama oranının önceki uygulamada yüzde 75, yeni uygulamada ise yüzde 86 olduğunu da ifade eden araştırmacılar, bunun "neuroblastoma konusunda büyük bir atılım olduğu, kanser olan çocuklara yönelik tedavi sürecine yeni bir standart getirdiği" düşüncesini dile getiriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni sistemin 226 neuroblastoma hastası çocuk üzerinde uygulandığını, bulguların da bu uygulamalar sonucu elde edildiğini belirten araştırmacılar, sistemin, Ulusal Kanser Enstitüsü araştırmacıları tarafından deneme uygulanmasına başlandığını kaydetti.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7263041074149404679-9191114064572995663?l=www.bitkilerianlamak.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.bitkilerianlamak.com/feeds/9191114064572995663/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=7263041074149404679&amp;postID=9191114064572995663&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7263041074149404679/posts/default/9191114064572995663'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7263041074149404679/posts/default/9191114064572995663'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.bitkilerianlamak.com/2009/05/kanser-tedavisinde-zencefil.html' title='KANSER TEDAVİSİNDE ZENCEFİL'/><author><name>xprodoksit</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='12413120525087723951'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/Sg3k3bQIdPI/AAAAAAAAFx8/17xFVr4cLfE/s72-c/zencefil.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7263041074149404679.post-1798379077339680799</id><published>2009-04-27T01:16:00.003+03:00</published><updated>2009-04-27T01:23:31.261+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ginseng'/><title type='text'>GİNSENG TOZU</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Ginseng ve Ginseng Tozu&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Büyük kazık köklü çok yıllık otsu bir bitkidir. 6-8 yaşındaki bitkilerin köklerinin çapı 10 santimetreyi bulmakta olup, beyaz veya kırmızı renklidir. Bitkinin yaşlı etli ve çatallı kökleri, ilaç olarak kullanıldığından, Çin, Japonya, Kore gibi Uzakdoğu ülkelerinde yabani olarak bulunmasının yanısıra, kültürü (yetiştirilmesi) de yapılmaktadır. (&lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Ginseng"&gt;Wikipedia&lt;/a&gt;) &lt;/div&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 267px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5329128618386059586" border="0" alt="Ginseng Tozu ve Kırmızı Ginseng Bitkisi" src="http://1.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/SfTePlVE8UI/AAAAAAAAFf8/ScRwGAxyEpg/s400/ginseng.jpg" /&gt; &lt;p align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;NEDEN KIRMIZI GİNSENGİ?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günümüzde yaklaşık 2000 yıl önce Kore'de ve Çin'de Şifa verici değeri saptanan GİNGSENG'in bölgedeki ismi PANAX GİNGSENGİ'dir.dünyanın diğer ülkelerinde yetiştirilen gingseng türleri ideal iklim ve toprak özelliklerine sahip olan Kore'nin yetiştirdiği KIRMIZI GİNGSENG kadar nitelikli olmamaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Köklerinin sıcak su ile yıkandığında kırmızı renk alması nedeni ile tüm dünyada KORE KIRMIZI GİNGSENG'i olarak bilinir.Bu bitkinin yetiştirme, işleme ve satışı Kore Tekel idaresinin denetiminde yapılmaktadır.Böylesine değerli ve aranan bu bitkiye Kore devletince sahip çıkılmasının nedeni; hatalı üretimlerde bulunulup veya taklit edilip kalitesinin bozulmaması içindir.Üretiminin her aşamasının devlet gözetiminde yapılması yanında Kore insanının sabır, bilgi ve araştırma yeteneklerinin birleşiminde oluşan ve kalitesi tartışılamayan GİNGSENG ürünleri tüm dünya pazarlarını kaplamaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kırmızı GİNGSENG yaklaşık 2000 yıldan beri Çin'de yüksek şifalar için kullanılmakta ve etkileri hakkında ilk rapor Çinli bir pratisyen hekimi olan TAOHUNG-CHİNG tarafından hazırlanmıştır.Bu raporda ilerda bahsedeceğimiz bazı faydalar yazılıdır.son zamanlarda, bütün şifalı bitkilerde olduğu gibi GİNGSENG üzerinde de araştırmalar ve ayrıca şimdiye dek 3 milletlerarası GİNGSENG sempozyumu düzenlenmiş, ve bunlara birçok doktor, araştırmacı ve bilimadamları katılmıştır, ayrıca dünyanın tanınmış gazetelerinde GİNGSENG hakkında yayınlar yapılmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KORE KIRMIZI GİNSENG’İN YETİŞTİRİLMESİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uygun koşullarda uzun süre dinlendirilen, toprağa ekiminden sonra dikkatli ve savırl bir bakımla yavaş yavaş gelişen GİNSENG en erken 6 yıl içinde toplanabilecek büyüklüğe erişir. Aslında iyi bir ürün elde etmek için 14 -15 yıllık bir büyüme sürecini tamamlaması gereken Ginseng’in Kore’de 100 hatta 400 yıllık olduğu sanılan kökleri bulunmuştur. Kirli çevre koşulları ve suni gübrelenmeye karşı hassas olan bitki, kimyasal maddelerle (ilaç ve gübre) temas ettiğinde bozulup çürümektedir. Yılların geçmesiyle GİNSENG büyüyüp olgunlaşırken bulunduğu toprağın bütün faydalı unsurlarını da emmektedir. Böylece tabiatta toprak içinde erimiş halde bulunan mineral, vitamin gibi tüm organik ve inorganik maddeleri bünyesine almaktadır. Bu nedenle ginseng yetiştirilen topraklar uzun süre ekilmeyecek şekilde fakirleşmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğal kaynakların insan yaşamındaki önemini bilen milyonlarca kişi daha sağlıklı bir hayat sürmek için günlük hayatlarında da ginseng ürünlerinden geniş ölçüde yararlanmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günümüzde doğu ve batı tıbbın da yerini alan ginseng ürünleri artık doktor reçetelerine girmiş ve eczanelerde satılır hale gelmiştir. Dünyanın birçok yerinde yapılan yetiştirme girişimleri başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Bu nedenle de en akıllıca işin özel olarak hazırlanmış Kırmızı GİNSENG ürünlerinin Kore’den getirilmesi olacağı fikri üzerinde birleşmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DÜNYADA GİNSENGİN KULLANILMASI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun senelerden beri pek çok ülkede hap, kapsül, çay, sigara, likör,ve çiğneme granülü şeklinde şifa verici veya tedaviye yardımcı olarak kullanılmaktadır.Halen A.B.D de kaybettiği sağlığını yeniden kazanmak isteyen 6 milyon kişi Kırmızı Ginsengi kullanmaktadır. Japonya Sağlık Bakanlığı 7000 hastanesinde yüzbinlerce hastaya uygulanmak üzere değişik Ginseng preperatları yollamaktadır. İsviçre ve Almanya’da verimi arttırmak için birçok fabrika işçilerine çay saatlerinde Ginseng ürünleri sunulmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GİNSENG ÜZERİNDE YAPILAN ÇALIŞMALAR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ginseng üzerindeki araştırmalar uzun yıllar önce başlamış günümüzde de devam etmektedir. Ginsengi konu alan 3 büyük Uluslar arası sempozyum yapılmış, bu sempozyumlara dünyanın dört bir tarafından gelen doktor, araştırmacı ve bilim adamı Ginseng ile ilgili çalışmalarını sunmuşlardır.Bunlardan birkaç örnek vermek gerekirse; U.S.S.R’den Dr. Brekhman Ginsengin insan vücudunda fiziksel ve mental aktiviteyi arttırdığını, beyin hücrelerinin faaliyetlerini uyardığını ve düzelttiğini, streslere karşı organizmayı koruduğunu vurgulamıştır.Japon araştırmacılar Dr. Hikohichi Oure ve Susumu İlia, Ginsengin, karaciğerde de karbonhidrat metabolizmasını uyardığını bulmuşlardır.Bonn üniversitesi Farmakoloji bölümünden Dr. K.Karzel ise Ginsengin kan basıncını düzenlemesi üzerindeki yararlı etkilerini kapsayan bir çalışma sunmuştur. Sofya Üniversitesinden Prof. V. Petkov Ginsengin adrenal korteksini uyararak hatırlatma, öğrenme ve düşünme mekanizmalarını arttırdığını bildirmiştir. Stockholm’de Prof. Dr. Finn Sangberg Ginsengin uykusuzluğu ve huzursuzluğu giderdiğini saptamıştır. Dr. W. Sternerve Dr. Kitagava 1969 yılında yaptıkları araştırmalarında Ginsengin yorgunluk, bitkinlik ve kuvvetten düşme karşı başarı ile kullanılabileceğini göstermişlerdir. 1973 yılında Dr. M. Kimura ve arkadaşları Ginsengin, kan şekerini düşürdüğünü ve diabet tedavisinde kullanılışının esaslarını saptamışlardır. Son yıllarda da Japon bilim adamları Ginsengin kanser hücreleri üzerindeki etkilerini araştırmaktadırlar. Neoplastik olguları (Kanser tümörleri) durdurucu ve tedavi edici 6 yıllık Ginseng Kökü olabileceği vurgulanmaktadır. &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Ginseng Tozu, Ginseng bitkisin kurutulması ile elde edilir ve aktarlarda kolayca bulunabilmektedir. &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;em&gt;&lt;a href="http://www.xprodoksit.com/yazi/ginseng-tozu-suna-dumankaya-formulu"&gt;Suna Dumankaya' nın Ginseng Tozu kullandığı formül&lt;/a&gt;&lt;/em&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7263041074149404679-1798379077339680799?l=www.bitkilerianlamak.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.bitkilerianlamak.com/feeds/1798379077339680799/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=7263041074149404679&amp;postID=1798379077339680799&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7263041074149404679/posts/default/1798379077339680799'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7263041074149404679/posts/default/1798379077339680799'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.bitkilerianlamak.com/2009/04/ginseng-tozu.html' title='GİNSENG TOZU'/><author><name>xprodoksit</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='12413120525087723951'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/SfTePlVE8UI/AAAAAAAAFf8/ScRwGAxyEpg/s72-c/ginseng.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7263041074149404679.post-2093734559527379137</id><published>2009-03-29T15:30:00.002+03:00</published><updated>2009-03-29T15:34:34.148+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Boswellia'/><title type='text'>BOSWELLIA FAYDALARI</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#006600;"&gt;Boswellia Serrata Bitkisinin Kullanım alanı ve faydaları :&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Hint tıbbında kullanılan bitki, antiinflamatuar özellikleriyle bilinir. Romatoit artrit, osteoartrit, burkulmalar gibi sorunalra karşı kullanılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilinen ciddi bir yan etkisi yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Prof. Dr. Ahmet Maranki &amp;amp; Elmas Maranki [Kozmik Bilim Işığında Şifalı Bitkiler]&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/Sc9qFqY1zBI/AAAAAAAAFRk/hauJY5nKN1U/s1600-h/boswellia.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 313px; DISPLAY: block; HEIGHT: 400px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5318586330458213394" border="0" alt="BOSWELLIA FAYDALARI" src="http://1.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/Sc9qFqY1zBI/AAAAAAAAFRk/hauJY5nKN1U/s400/boswellia.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Hindistan`daki geleneksel Ayurveda hekimliğinde, Çin’de ve Kuzey Afrika`da binlerce yıldır bilinen ve kullanılan bir eczadır.&lt;br /&gt;Eklemler ve solunum yollarındaki iltihaplara, bağırsak iltihabı bozukluklarına sivilce ve yaralara, mantar enfeksiyonlarına, çıbanlara karşı kullanılır.&lt;br /&gt;Romatizma, osteoporoz, sindirim, astım, kadınların periyodik dönemlerindeki rahatsızlıklarla ilgili ağrı ve şikayetlere karşı etkilidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kanser Üzerine Etkisi:&lt;/strong&gt; Kanserden korunmada, beyin tümörleri, meme kanserleri, akciğer kanserleri, gastrointestinal kanserler, mide kanserlerinin tedavisinde ve kemoterapinin yan etkilerinden korunmada kullanımı tavsiye edilir.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7263041074149404679-2093734559527379137?l=www.bitkilerianlamak.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.bitkilerianlamak.com/feeds/2093734559527379137/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=7263041074149404679&amp;postID=2093734559527379137&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7263041074149404679/posts/default/2093734559527379137'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7263041074149404679/posts/default/2093734559527379137'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.bitkilerianlamak.com/2009/03/boswellia-faydalari.html' title='BOSWELLIA FAYDALARI'/><author><name>xprodoksit</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='12413120525087723951'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/Sc9qFqY1zBI/AAAAAAAAFRk/hauJY5nKN1U/s72-c/boswellia.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7263041074149404679.post-7161521115113027262</id><published>2009-03-29T15:16:00.001+03:00</published><updated>2009-03-29T15:19:44.613+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Geven'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Astragalus'/><title type='text'>Astragalus Bitkisinin Faydalari</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Astragalus (Geven),&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; yetiştiği bölgelere göre farklılaşan 2000 kadar türü vardır. Tıpta özellikle ana vatanı Çin olan Çin Geveni kullanılmaktadır. Geven baklagillerden, çok yıllık, bazı türlerinden ebru yapımında da kullanılan kitre denilen zamk çıkarılan, dikenli bir çalı. Ülkemizdeki türüne Keven de denir. Gevenotunun gövde veya kökünün üzerinden bıcakla özel olarak yapılan çizgilerden akan zamka kitre denir ve kitre başka ilaç yapımında kulanılır. Astragalu microcephalus ve astragalus gummifer Türk kitresi ve Anadolu kitresi olarak bilinir.&lt;br /&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 267px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5318583121557051858" border="0" alt="Astragalus Bitkisinin Faydalari" src="http://4.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/Sc9nK4TL2dI/AAAAAAAAFRc/SAStlmHXrSU/s400/astragalus-membranaceus.jpg" /&gt;&lt;br /&gt;Tıpta daha çok kullanılan ve hakkındaki araştırmaların en fazla olduğu Astragalus kökü (root), veya Astragalus membranaceous denilen türünün doğal yerleşim alanları Çin'in kuzey ve doğu bölgeleriyle Moğolistan ve Koredir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kullanım alanları&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soğuk algınlığı ve grip&lt;br /&gt;Süregen enfeksiyon&lt;br /&gt;Çeşitli allerjiler&lt;br /&gt;Astım&lt;br /&gt;Kronik yorgunluk&lt;br /&gt;Kemoterapiyle ilişkili olarak iştah kaybı veya yorgunluk&lt;br /&gt;Anemi&lt;br /&gt;Kalp rahatsızlıkları&lt;br /&gt;Böbrek rahatsızlıkları&lt;br /&gt;Mide ülserleri&lt;br /&gt;Hepatit&lt;br /&gt;Genel hazım zorunları&lt;br /&gt;Yaralar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vücutta bir dizi bağışıklık işlevini destekleyen Aatragli Polysaccharoses bileşini içeren Astragalus'un yapılan araştırmalarda&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soğuk algınlığı vakalarının şiddetini ve süresini azaltabildiği&lt;br /&gt;Kalbin kan pompalama hacminde iyileştirmeler sağlayabildiği&lt;br /&gt;Karaciğerde hücre hasarına karşı koruma sağlayabildiği&lt;br /&gt;Kalp ve beyin dokularına oksijin taşınmasına yardımcı olduğu ve vücudun şevk ve direncini geliştirdiği&lt;br /&gt;Fareler üzerindeki araştırmalarda astragalus özü kullanılan farelerde idrar torbası kanserinin daha az görüldüğü&lt;br /&gt;Akciğer kanseri hastalarında tümör ilerleyişini tersine çevirebildiğine işaret edilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Astragalus kökü;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tentür&lt;br /&gt;Kapsül&lt;br /&gt;Hastane ve klinik koşullardaki kullanım için enjekte edilebilir formlarda&lt;br /&gt;Deriye için merhem şeklinde kullanılmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kullanımı&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Astragalus çocuklara bağışıklık sistemini destekleyici olarak verilebilmekte fakat ateşli vakalarda geleneksel Çin tıbbına göre ateşi uzattığı veya güçlendirdiği için kullanılmamaktadır. Yetişkinlerde dozajlar vücut ağırlığına göre olduğundan çocuklarda da yetişkinlerin dozunun 1/3'ü verilebilmekte ancak konsantrasyonlar arasında farklılıklar olabildiğinden uzun dönemli kullanımlarda doktora danışılması gerekmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günlük önerilen dozlarda alındğında ciddi yan etkileri olmamakta ve genellikle güvenilir şekilde kullanılmaktadır. Bununla birlikte diğer bitki ve ilaçlarla etkileşime girebildiğinden bu tip durumlarda mutlaka doktora danışılarak kullanılması önerilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamile veya emzikli bayanlarda veya ilaç kullanım durumunda kullanmadan önce mutlaka doktora danışılması gerekmektedir&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7263041074149404679-7161521115113027262?l=www.bitkilerianlamak.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.bitkilerianlamak.com/feeds/7161521115113027262/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=7263041074149404679&amp;postID=7161521115113027262&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7263041074149404679/posts/default/7161521115113027262'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7263041074149404679/posts/default/7161521115113027262'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.bitkilerianlamak.com/2009/03/astragalus-bitkisinin-faydalari.html' title='Astragalus Bitkisinin Faydalari'/><author><name>xprodoksit</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='12413120525087723951'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/Sc9nK4TL2dI/AAAAAAAAFRc/SAStlmHXrSU/s72-c/astragalus-membranaceus.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7263041074149404679.post-1175730313566755999</id><published>2009-03-01T18:16:00.002+02:00</published><updated>2009-03-01T18:23:53.191+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aloe Vera'/><title type='text'>ALOE VERA FAYDALARI</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Aloe Vera&lt;/strong&gt; bitkisi, Liliaceae (zambakgiller) familyasına aittir ve 400 den fazla türü vardır. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Çeşitli alanlarda en çok kullanılan Aloe barbadensis Miller adı verilen çeşididir. Yaprak, iki bölümden meydana gelmiştir. Müshil olarak kullanılan ve antrakinonlar adı verilen maddeleri içeren yeşil kabuk bölümü ve Aloe jeli olarak adlandırılan müsilaj bölümü.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Jel kısmında, 18 amino asid, 20 mineral, 12 vitamin ile çeşitli bilimsel araştımalarda immunostimülan olduğu gösterilmiş olan asemannan, glukomannan, mannoz-6 fosfat, aloerid gibi polisakkaridler; çeşitli enzimler, deneysel olarak antihistaminik olduğu gösterilmiş olan alprogen; yine çeşitli çalışmalarda kan kolesterol düzeylerine ve selim prostat hipertrofisine etkili olduğu bildirilen lupeol, beta-sitosterol ve kampesterol gibi steroller ile lignin, salisilat gibi maddeler bulunmaktadır. &lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Antrakinonları içeren kabuk bölümü suyunun uçurulması ile elde edilen ve laksatif olarak kullanılan kısma Aloe denir.&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5308255575508052338" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 297px; TEXT-ALIGN: center" alt="ALOE VERA FAYDALARI" src="http://3.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/Saq2UlMk6XI/AAAAAAAAFGM/5gI6PZe4yO8/s320/aloe_vera.jpg" border="0" /&gt; &lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Yaprağın iç kısmında bulunan ve parankim hücreler tarafından imal edilen müsilaj görünümlü ranksiz kısma ise Aloe vera Jel adı verilir. Bu iki kısım devamlı şekilde kavram karışıklığına neden olduğu için, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) nün Seçilmiş Tıbbi Bitkiler monografında ayrı bölümler halinde incelenmiştir.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Aloe vera jel inin gerek yüzeyel kullanım, gerekse besin tamamlayıcısı olarak içecek şeklinde hazırlanması, özel yöntemler gerektirmektedir ve ürünler, günümüzün son derece gelişmiş analiz yöntemleri ile kontrol edilmektedir. Bundan amaç, jelde varolduğu bilinen maddelerin ürünün içinde de korunmuş olarak bulunmasıdır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Aloe Vera jelinin, yara, yanık ve deri hastalıklarına da iyi geldiği söylenmektedir. Öyle ki, Büyük İskender’in Hindistan’a uzandığı dönemde, hocası Aristo’nun önerisiyle, askerlerinin yaralarının tedavisinde bu bitkiyi kullanmak niyetiyle bol bol Aloe Vera yetişen bir adayı fethettiği rivayet edilirken, günümüzde ise Amerika’nın olası bir nükleer savaş sonrası radyasyon yanıklarının tedavisi amacıyla Aloe Vera stokladığı iddiaları mevcuttur.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;1930’ lu yıllardan beri yapılan Aloe Vera hakkındaki araştırmalar; yapraklarından elde edilen usarenin (öz) yaraları (Ameliyat yaraları dahil), ülserleri ve yanıkları üzerlerinde koruyucu bir tabaka oluşturarak hızla iyileştirdiğini ortaya koymuştur. Yaprakların %96’ sı sudan oluşmakta olup; Geriye kalan içeriği temel yağlar, amino asitler, mineraller, vitaminler, enzimler, glikoproteinler (glicoproteins), rezin ve antrasen veya antrakinon türevlerinden oluşmaktadır. Bu türevlerden en önemlisi Aloin (Barbaloin) dir. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;1930’ lu yıllardan beri; kolit (kalın bağırsak iltihabı) ve peptik ülser gibi sindirim yolları tahrişlerine karşı kullanılmasının yanı sıra, sindirim kolaylaştırıcı, şişkinlik giderici, kan ve lenfatik dolaşıma (Lenfatik Sistem: Hücreler arasındaki biriken sıvıyı lenf damarları aracılığı ile uzaklaştıran sistem), &lt;strong&gt;böbrek, karaciğer ve safra kesesi fonksiyonlarına yardımcı&lt;/strong&gt; olarak da kullanılmaktadır. Aloe vera, en azından üç anti- inflamatuar etkili yağ asiti de içermektedir. Bu yağ asitleri; &lt;strong&gt;mide, ince bağırsak ve kolon&lt;/strong&gt; (Kalınbağırsağın kolon denilen bölümü) üzerinde yardımcı etkiye sahiptir ve sindirim güçlüğü veya hazımsızlığın neden olduğu aşırı asitliliği (fazla mide asidi) önlemek için sindirim sıvılarını doğal olarak alkali hale getirir ve sindirim yollarını temizler. Aloe vera içerisinde yakın zamanlarda bulunan bir bileşik olan acemannan’ ın ise vücudun doğal direncini (Bağışıklık sistemi) artırma yeteneği üzerindeki çalışmalar devam etmektedir. Şu ana kadarki çalışmalar; acemannan’ ın T-lenfosit hücrelerini destekleyerek bağışıklık sistemine yardımcı olduğunu göstermiştir. İçerdiği ağrı ve yanıkları iyileştirici maddeler ise; salisilatlar, bradykinnase ve lactate (Laktik asit tuzları) dır. Ayrıca Aloe vera, &lt;span style="color:#cc0000;"&gt;yanıklarda bölgeye kan akımını arttırarak iyileşme sürecine yardımcı olan maddeler de içermektedir.&lt;/span&gt; Aloe vera &lt;strong&gt;kabızlığa&lt;/strong&gt; karşı,&lt;strong&gt; bağırsak yumuşatıcı&lt;/strong&gt; olması sayesinde laksatif olarak da kullanılmaktadır. Aloe vera’ nın önemli bir kullanım alanı da cilt ve cilt hastalıklarıdır. Yapılan araştırmalar aloe vera’ nın &lt;strong&gt;cildi nemlendirdiğini&lt;/strong&gt;, &lt;strong&gt;güneş yanı&lt;/strong&gt;ğı ve &lt;strong&gt;cilt kızarıklıklarına &lt;/strong&gt;iyi geldiğini, &lt;strong&gt;cildin esnekliğini ve tazeliğini korumaya&lt;/strong&gt;, &lt;strong&gt;akne&lt;/strong&gt; (sivilce) ve ekzemayı kontrol altına almaya da yardımcı olduğunu göstermiştir. Ayrıca Aloe vera, böcek veya sinek ısırıklarından veya alerjiden kaynaklanan kaşıntıya da iyi gelmektedir. Yapılan araştırmalara göre Aloe vera’ nın cilt &lt;strong&gt;üzerindeki iyileştirme&lt;/strong&gt; gücü, &lt;strong&gt;cilt yada derideki oksijen&lt;/strong&gt; miktarını ve doku sentezini arttırmasından ileri gelmektedir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Uyarılar:&lt;/strong&gt;Hamile ve emziren kadınlar ile kronik ishal veya karın ağrısı problemi olanların Aleo Vera’ yı kullanmaları tavsiye edilmemektedir.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7263041074149404679-1175730313566755999?l=www.bitkilerianlamak.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.bitkilerianlamak.com/feeds/1175730313566755999/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=7263041074149404679&amp;postID=1175730313566755999&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7263041074149404679/posts/default/1175730313566755999'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7263041074149404679/posts/default/1175730313566755999'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.bitkilerianlamak.com/2009/03/aloe-vera-faydalari.html' title='ALOE VERA FAYDALARI'/><author><name>xprodoksit</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='12413120525087723951'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/Saq2UlMk6XI/AAAAAAAAFGM/5gI6PZe4yO8/s72-c/aloe_vera.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7263041074149404679.post-1738441254574671864</id><published>2009-02-14T23:00:00.002+02:00</published><updated>2009-02-14T23:18:17.466+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='brokoli'/><title type='text'>BROKOLI ILE SESINIZI GUCLENDIRIN</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Tabağınızda sessiz sakin duran; yağsız ve yeşil yiyecek brokoli, ses tellerinizi güçlendirerek, daha gür ve sağlıklı sese kavuşmanıza yarayabilir.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Sesinizi güçlendiren brokoli gibi başka bol lifli gıdalar da gırtlak kanseri oluşumunu önleyebilir. Gırtlağı, boynunuzda bulunan ses kutunuz olarak düşünebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5302765249805393378" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 250px; CURSOR: hand; HEIGHT: 250px; TEXT-ALIGN: center" alt="BROKOLI ILE SESINIZI GUCLENDIRIN" src="http://3.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/SZc05kHvneI/AAAAAAAAE9w/xUuHjoIuPto/s400/brokoli.jpg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;&lt;strong&gt;Gıda Lifi Almanız Önemlidir&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Meyve ve sebzelerden yüksek miktarda lif almanız gırtlak kanseri riskini azaltır. İşlenmiş tahıllar içermeyen, bol lifli tam tahıllı ürünler de aynı etkiyi sağlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;&lt;strong&gt;Başlıca Gıda Lifi Kaynakları&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Brokoli ve diğer sebzelerin yanında , bezelye, enginar, balkabağı ve lahana da lif bakımından zengin gıdalardandır. Ahududu, çilek, yabanmersini ve kuru incir de bol lifli meyvelerdendir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#33ff33;"&gt;Güne lifli gıdalar yiyerek başlamak &lt;span style="color:#009900;"&gt;Gerçek Yaş'ınızı 0.6 yıla&lt;/span&gt; kadar gençleştirebilir.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7263041074149404679-1738441254574671864?l=www.bitkilerianlamak.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.bitkilerianlamak.com/feeds/1738441254574671864/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=7263041074149404679&amp;postID=1738441254574671864&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7263041074149404679/posts/default/1738441254574671864'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7263041074149404679/posts/default/1738441254574671864'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.bitkilerianlamak.com/2009/02/brokoli-ile-sesinizi-guclendirin.html' title='BROKOLI ILE SESINIZI GUCLENDIRIN'/><author><name>xprodoksit</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='12413120525087723951'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/SZc05kHvneI/AAAAAAAAE9w/xUuHjoIuPto/s72-c/brokoli.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7263041074149404679.post-6389838258261921823</id><published>2009-01-29T23:07:00.002+02:00</published><updated>2009-01-29T23:13:59.399+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kına'/><title type='text'>KINAN FAZLASI ZARARLI</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Erciyes Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Dermatoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ekrem Aktaş, kınanın yüksek dozda ve uzun süre geniş yüzeylerde kullanılmasının karaciğer ve rahim kanserine neden olduğunu bildirdi.&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5296825606078430594" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 292px; CURSOR: hand; HEIGHT: 198px; TEXT-ALIGN: center" alt="Fazla kına kullanımı zararlı" src="http://3.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/SYIa0y9_fYI/AAAAAAAAE2I/xxp1WHCmDOA/s400/kina-zarari.jpg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Aktaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kınanın antibakteriyel özelliği bulunduğunu, mantar hastalığı ve bakterilere karşı kullanılabileceğini belirtti.&lt;br /&gt;Kınanın antibakteriyel özelliği nedeniyle kısa süreli kullanılabileceğini ancak yüksek dozda ve uzun süre geniş yüzeylerde kullanıldığında karaciğer ve rahim kanserine neden olduğunu ifade eden Aktaş, şöyle konuştu:&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;"Kına özellikle saç kıllarının dibinden çok çabuk emilerek kana geçer. Saç köklerinin emme gücü çok yüksektir. Dışarıdan temas eden maddeleri adeta sünger gibi emerler. Deriye damlatılan bir madde saatlerce emilmeden durur ama saça damlatılan madde kıl kökünden çok çabuk emilir. Sedef hastalarında uzun süre saçlı deride kullanılan kortizonlu sular ve losyonlar da çok çabuk emildiği için hastayı şişirir."&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Aktaş, kuaförlerin kullandığı saç boyalarına da kınanın bazı türlerinin karıştırıldığını, bu boyaların bazılarının kanserojen bir madde olan kadmiyum sülfit içerdiğini söyledi.&lt;br /&gt;Dövme yapımında kullanılan kadmiyum ve kadmiyum sülfit gibi metal elementlerin de kansere neden olabileceğine dikkati çeken Aktaş, şunları kaydetti: &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;"&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;Türkiye'de kullanılan dövme boyaları genellikle demir ve kurşun tozu, kül ve kibrit fosforundan yapılıyor. Bu maddelerin kanserojen etkisi düşüktür. Ancak Avrupa'da kadmiyum ve kadmiyum sülfit denilen metal elementler kullanıyorlar. Kırmızı ve yeşil renk veren bu elementler kadmiyum pil yapımında da kullanılıyor. Bu elementler güneş gördüğü zaman hücreleri dejenere ederek kanserleştiriyor&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;." &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Aktaş, dövme yapımında kullanılan iğnelerin de vücudu tahriş edip enfeksiyona neden olduğunu belirterek, "Kirli iğne uçları stafilokok ve streptekok gibi bakterileri vücuda taşıyabilir. Bu bakteriler bazen kana geçerek böbreği ve karaciğeri harap eder" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kınanın Faydaları için &lt;a href="http://www.bitkilerianlamak.com/2007/12/kinanin-faydalari.html"&gt;TIKLA&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://www.bitkilerianlamak.com/2007/12/kinanin-faydalari.html"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5148380496040554386" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" height="242" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/R3K4yKsL75I/AAAAAAAAA00/jtf_aYiBktw/s400/KINA.jpg" width="360" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7263041074149404679-6389838258261921823?l=www.bitkilerianlamak.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.bitkilerianlamak.com/feeds/6389838258261921823/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=7263041074149404679&amp;postID=6389838258261921823&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7263041074149404679/posts/default/6389838258261921823'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7263041074149404679/posts/default/6389838258261921823'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.bitkilerianlamak.com/2009/01/kinan-fazlasi-zararli.html' title='KINAN FAZLASI ZARARLI'/><author><name>xprodoksit</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='12413120525087723951'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/SYIa0y9_fYI/AAAAAAAAE2I/xxp1WHCmDOA/s72-c/kina-zarari.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7263041074149404679.post-5351519734325765969</id><published>2008-12-31T00:39:00.002+02:00</published><updated>2008-12-31T00:44:17.788+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='uzerlik otu'/><title type='text'>UZERLIK OTUNUN KULLANIMI</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Halk arasında &lt;span style="color:#cc0000;"&gt;nazar otu&lt;/span&gt; olarak da bilinen üzerlik otunun, kök ve tohumlarından faydalanılıyor. &lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;Üzerlik otunu şifa kaynağına dönüştümek için :&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#6600cc;"&gt;&lt;strong&gt;Bedenî Hastalıkların Tedavisinde Üzerlik&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üzerlik otu eskiden beri çeşitli tedavilerde kullanılan bir bitkidir. Hititlerde ilaç yapımında kullanıldığını biliyoruz. Yaklaşık 2000 yıl önce Adana, Anavarza'da doğan, Avrupa ve Ortadoğu'da 1500 yıl boyunca tıbbi sağaltım alanında kullanılan Kitab al-Hasayiş'in (Materia Medica) yazarı Dioskorides de (MÖ 20-80) üzerlik bitkisinden söz eder ve bunun belki de efsanevi büyü bitkisi moly olduğunu söyler. Dioskorides'e göre, "Bazıları bu bitkiyi harmala, Suriye ve Mısırlılar besasa (Tanrı Bes'in bitkisi), Kapadokyalılar da moly olarak adlandırırlar. Bitki siyah kökleri ve beyaz çiçekleriyle moly'nin tanımına uyar". Dioskorides'in Peganon agrion ya da Ruta sylvestris olarak tanımladığı üzerlikten söz ederken bu bitkinin en yaygın olarak görüldüğü Kapadokya'ya değinmesi bir rastlantı değildir. Çok daha eskiden Hindistan'da üzerlikten solucan düşürücü ilaç yapılmış, üzerlik narkotik olarak kullanılmıştır. Zehirlenmelere, yılan sokmasına karşı panzehir yapımında üzerlikten yararlanılmıştır. Yunanlılar ve Romalılar üzerlik otunu ishallere karşı mide kuvvetlendirici olarak kullanmışlardır. Bugün modern tıpta da üzerlik, solucan düşürücü ve narkotik harmin, merkezi sinir sistemi uyarıcısı olarak kullanılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılmasının yanı sıra erkekte cinsel gücü artırıcı macunların hazırlanmasında da üzerlikten faydalanılmıştır. Tohumlarının balla karıştırılması sonucu elde edilen bir macun, eski toplumlarda uzun süre cinsel gücü artırıcı madde (afrodizyak) olarak kullanılmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üzerliğin tohumlarında harmalin, harmin, harmalol ve peganin adlı alkaloitler ve eterik yağ bulunmaktadır. Ayrıca tohumlarından kırmızı renkli bir boya maddesi elde edilebilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Alternatif tıp olarak da adlandırılan halk tıbbındaki üzerliğin kullanımına gelince:&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5285717615381333122" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/SVqkKo_URII/AAAAAAAAEYI/ialjpZ4aLBE/s400/uzerlik.gif" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;Türk Kodeksi'ne kayıtlı tıbbî bitkiler arasında sayılmayan üzerlik tohumu genellikle bütün aktarlarda bulunmaktadır. Bağırsak kurdundan prostata, hemoroitten karın ağrısına pek çok hastalığa iyi geldiği inancıyla üzerlik çeşitli yol ve yöntemlerle Anadolu'nun hemen her yerinde halkça kullanıla gelmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halk tıbbında rastlanan pek çok örnekte olduğu gibi, şifalı ve etkili olduğuna inanılan, fakat kanıtlanmamış uygulama alanları saymakla bitmez: Afrodizyak olarak, felçlere karşı, "sevdadan kaynaklanan ağrılar" için, göz hastalıklarında... Davûd-ı Antakî'nin Tezkere adlı eserinin Bitkiler ve Şifaları bölümünde 'özerlik' tohumunun iyi geldiğine inanılan hastalıklar listesi oldukça uzundur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halk tababetinde üzerlikle tedavi edilen bazı hastalıklar aşağıda zikredilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;Sara Hastalığı&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;250 gr. üzerlik tohumu 3 litre su ile sararıncaya kadar kaynatılır. Sonra süzülerek 1 kg. üzüm pekmezi ile karıştırılıp tekrar 5 dakika kaynatılır. Hazırlanan karışım 6 saat arayla bir çay bardağı içilir. Ayrıca bir deste karabaş otu 12 bardak su ile kaynatılıp soğutulduktan sonra süzülür ve sabah, öğle, akşam birer çay bardağı içilirse, etki daha fazla olur. Fayda görmek için iki-üç ay kullanmaya devam etmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Varis&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;150 gr. üzerlik tohumu çekilerek toz haline getirilip, bir kaba konur. Ayrıca 30'ar gr. biberiye, ada çayı, oğul otu, ısırgan otu, 4 litre su ile 5 dakika kaynatılıp, soğutularak süzülür. Sabahları aç karnına alınan 15 gr. üzerlik tohumu üzerine hazırlanan bu karışımdan bir fincan içilir. Bunun üzerine de bağırsakları bozmaması için bir veya iki limon sıkılıp içilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akşamları varisli yerlere limon suyu sürmek de iyileşmeyi hızlandırır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Müzmin Baş Ağrısı&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;30'ar gr. üzerlik tohumu, anason, damla sakızı, tarçın ve rezene hep birlikte toz haline getirilerek 500 gr. süzülmüş bal ile macun yapılarak günde üç defa bir çorba kaşığı alınır. Bir ay devam edilirse şifası görülür. (Sürekli baş ağrılarını ciddiye almalı ve mutlaka doktora görünmelidir.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Alerjik Grip ve Saman Nezlesi&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birer tatlı kaşığı üzerlik tohumu, çörek otu, meşe kabuğu, mercanköşkü ve papatya, bir kapta 5 dakika kaynatılıp süzülür. Elde edilen bu su buruna çekilir. Bu uygulama günde üç defa yapılır. Ayrıca kına kına, ısırgan otu, oğul otu, adaçayı, ravend ve acı yonga bitkilerinden birer tutam, 4 litre su ile beş dakika kaynatılır. Süzüldükten sonra yemek aralarında bir çay bardağı içilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Mafsal ve Romatizma Ağrıları&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;50'şer gr. üzerlik tohumu, defne tohumu, tarçın, anason ve havlıcan hep birlikte kahve değirmeninde çekilir ve ince elekten geçirilerek 100 gr. bala katılır. Bu macundan günde 3 defa bir çorba kaşığı yutulur. Bitinceye kadar kullanılırsa, iyileşmeye yardımcı olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Basur&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zulumba ve üzerlik tohumu eşit oranlarda katıştırılıp, sabahları aç karnına 1 çay kaşığı yenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Cinsel Gücü Artırma ve Kolay Hamilelik&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1-2 gr. ezilmiş üzerlik tohumu her gün bala karıştırılarak yenir veya doğrudan suyla içilirse, cinsel gücü artırır, hamileliği kolaylaştırır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Fil Hastalığı&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;12 gram üzerlik tohumu bir cezve suda 5 dakika kaynatılır. Sabah, öğle, akşam, içilerek bitirilir. Her gün tekrarlanır. Günde 3'er fincan yoğurt suyu ve yabani nane çayı içilir. Ayrıca her gün aşağıda yazılı tedavilerden uygun olanı yapılır: 1. Sinirli yaprak lapası sarılır. 2. Adam otu lapası sarılır. 3. Katran sürülür. 4. 100'er gram papatya, biberiye, çemen otu, kepek yeteri kadar suda kaynatılıp lapa yapılarak sarılır. İyileşinceye kadar devam edilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Silisü'l-Bevl&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Devamlı idrar kaçırmak, idrârını tutamamak hastalığı olan silisü'l-bevlin tedavisi için bir kaba bir fincan nohut ve iki fincan sirke konur. Üç gün sonra, her gün üç kere üçer nohut yenir ve birer çay kaşığı sirke içilir. Yâhut bir kaşık üzerlik tohumu, zencefil, tarçın ve karabiber, ince toz edilip karıştırılır. Sabah aç karna ve yatarken bir çay kaşığı toz, su ile yutulur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Bağırsak Gazları&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Bağırsak gazlarını yok etmek için: Arpa unu hamur haline getirilir. Bir miktar keten tohumu ve üzerlik otu ilave edilerek karna sarılır. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7263041074149404679-5351519734325765969?l=www.bitkilerianlamak.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.bitkilerianlamak.com/feeds/5351519734325765969/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=7263041074149404679&amp;postID=5351519734325765969&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7263041074149404679/posts/default/5351519734325765969'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7263041074149404679/posts/default/5351519734325765969'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.bitkilerianlamak.com/2008/12/uzerlik-otunun-kullanimi.html' title='UZERLIK OTUNUN KULLANIMI'/><author><name>xprodoksit</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='12413120525087723951'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/SVqkKo_URII/AAAAAAAAEYI/ialjpZ4aLBE/s72-c/uzerlik.gif' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7263041074149404679.post-2690834833118761629</id><published>2008-12-30T23:40:00.003+02:00</published><updated>2008-12-30T23:45:52.320+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kuru incir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='incir'/><title type='text'>KURU INCIRIN FAYDALARI</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Kuru incir, mükemmel bir kan yapıcıdır. Öylesine güçlüdür ki, kısa zamanda alacağınız sonuç sizi şaşırtacaktır.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;Kür 1: Kan yapıcı&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Yarım litre kaynamakta olan klorsuz suya sekiz-dokuz adet kuru inciri ilave ediniz ve yedi dakika ağzı kapalı olarak kaynatınız. Yedi dakika tamamlandıktan sonra ılımasını bekleyiniz. Ilıdıktan sonra süzülür. Üçe veya ikiye bölerek öğünlerden on-onbeş dakika önce aç karına içilir. Bu kürün uygulaması,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;2x21U+7A&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;U; 21 gün uygulanır&lt;br /&gt;A; 7 gün ara verilir&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;şeklindedir. Bu formülün anlamı, iki defa yirmibir gün uygulanır ve her yirmibir gün tamamlandığında yedi gün ara verilecektir. Toplam uygulama süresi kırkiki gündür. Uygulama sürelerine yedi günlük aralar dahil değildir. Her defasında günlük hazırlanması gerekir. Kuru incirleri bir kere koparıp veya bıçakla bir kez kestikten sonra kaynamakta olan suya ilave ediniz. Kuru incirlerin dışında beyaz pudrası var ise, soğuk su altında önce yıkayıp sonra ilave ediniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Kür 2: Yumurta çatlatıcı ve kolay hamile kalma&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Yarım litre kaynamakta olan klorsuz suya onbeş-onaltı adet kuru inciri ilave ediniz ve yirmi dakika ağzı kapalı olarak kaynatınız. Yirmi dakika tamamlandıktan sonra ılımasını bekleyiniz. Ilıdıktan sonra süzülür. Üçe veya ikiye bölerek öğünlerden on-onbeş dakika önce aç karına içilir. Bu kürün uygulaması,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;2x21U+7A&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;U; 21 gün uygulanır&lt;br /&gt;A; 7 gün ara verilir&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;şeklindedir. Bu formülün anlamı, iki defa yirmibir gün uygulanır ve her yirmibir gün tamamlandığında yedi gün ara verilecektir. Toplam uygulama süresi kırkiki gündür. Uygulama sürelerine yedi günlük aralar dahil değildir. Her defasında günlük hazırlanması gerekir. Kuru incirleri bir kere koparıp veya bıçakla bir kez kestikten sonra kaynamakta olan suya ilave ediniz. Kuru incirlerin dışında beyaz pudrası var ise, soğuk su altında önce yıkayıp sonra ilave ediniz.&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5285702314466083314" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 258px; CURSOR: hand; HEIGHT: 282px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/SVqWQAo2AfI/AAAAAAAAEYA/ir5Wqs3t1Yc/s400/incir.jpg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Kür 3: Bronşite karşı&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;Yarım litre kaynamakta olan klorsuz suya onbeş-onaltı adet kuru inciri ilave ediniz ve on dakika ağzı kapalı olarak kaynatınız. On dakika tamamlandıktan sonra ılımasını bekleyiniz. Ilıdıktan sonra süzülür. Üçe veya ikiye bölerek öğünlerden on-onbeş dakika önce aç karına içilir. Bu kürün uygulaması,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;2x10U+3A&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;U;10 gün uygulanır&lt;br /&gt;A; 3 gün ara verilir&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;şeklindedir. Bu formülün anlamı, iki defa on gün uygulanır ve her on gün tamamlandığında üç gün ara verilecektir. Toplam uygulama süresi yirmi gündür. Uygulama sürelerine üç günlük aralar dahil değildir. Her defasında günlük hazırlanması gerekir. Kuru incirleri bir kere koparıp veya bıçakla bir kez kestikten sonra kaynamakta olan suya ilave ediniz. Kuru incirlerin dışında beyaz pudrası var ise, soğuk su altında önce yıkayıp sonra ilave ediniz. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Prof.Dr. İbrahim Adnan SARAÇOĞLU&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7263041074149404679-2690834833118761629?l=www.bitkilerianlamak.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.bitkilerianlamak.com/feeds/2690834833118761629/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=7263041074149404679&amp;postID=2690834833118761629&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7263041074149404679/posts/default/2690834833118761629'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7263041074149404679/posts/default/2690834833118761629'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.bitkilerianlamak.com/2008/12/kuru-incirin-faydalari.html' title='KURU INCIRIN FAYDALARI'/><author><name>xprodoksit</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='12413120525087723951'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/SVqWQAo2AfI/AAAAAAAAEYA/ir5Wqs3t1Yc/s72-c/incir.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7263041074149404679.post-5662378323193909243</id><published>2008-12-07T00:01:00.000+02:00</published><updated>2008-12-07T00:11:46.479+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zerdeçal'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zencefil'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zerdeçap'/><title type='text'>ZERDECAL FAYDALARI</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/R2vrTKsL5oI/AAAAAAAAAiw/PPuaZIlbZ1s/s1600-h/ZERDECAL.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5146465713720649346" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/R2vrTKsL5oI/AAAAAAAAAiw/PPuaZIlbZ1s/s320/ZERDECAL.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;div&gt;&lt;strong&gt;Zerdeçal (zerdeçap) :&lt;/strong&gt; Zencefilgiller familyasından; anavatanı Doğu Hindistan olan çok yıllık bir bitkidir. Yaprakları sivri uçlu, çiçekleri sarı renktedir. Safranı andıran boyalı bir madde çıkarılır. Baharat olarak kullanılır. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Faydası :&lt;/strong&gt; Sinirleri uyarır. Vücutta biriken zehirli maddeleri atar. Nekahat devresini kısaltır. Verem gibi hastalıklarda faydalıdır. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;* &lt;strong&gt;Zerdeçalın enfeksiyon etkisi :&lt;/strong&gt; Yapılan araştırmaların sonunda zerdeçalın lekotiren, prostoglandin, tümör, nekroze edici faktör ve interlokin-12 gibi iltihap oluşturan maddelerin ortaya çıkışını geciktirerek hafiflettiğini göstermiştir&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;* &lt;strong&gt;Zerdeçal solunum yollarına iyi gelir :&lt;/strong&gt; Antienflamatuar ve antioksidan etkileri ile üst solunum yolları, astım, bronşit ve sinüzite çok iyi gelir &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5276802957493843426" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 240px; CURSOR: hand; HEIGHT: 192px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/STr4VQcmteI/AAAAAAAADOU/ZSUdv9eMGFc/s320/zerdecal.jpg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;* &lt;strong&gt;Zerdeçal kansere iyi gelir :&lt;/strong&gt; Zerdeçalın aktif maddesi curcumin hem kanserin korunmasını sağlar hem de bazı kanserlerde tedavi edici olarak kullanılır.tümör hücrelerinin üremesini engeller ve toksik yan ürünlerini azaltır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;* &lt;strong&gt;Zerdeçal Alzheimer hastalığına iyi gelir :&lt;/strong&gt; Antioksidan ve antienflamatuar etkisi ile Alzheimer hastalığına gidişi engeller.ayrıca beta amiloit plakalarının gelişimini yavaşlattığını göstermiştir&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;* &lt;strong&gt;Zerdeçalın iyi geldiği diğer hastalıklar :&lt;/strong&gt; Katarak oluşumu,karaciğer hastalıkları,felç gibi hastalıkların tedavisinde olumlu etkisi vardır&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7263041074149404679-5662378323193909243?l=www.bitkilerianlamak.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.bitkilerianlamak.com/feeds/5662378323193909243/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=7263041074149404679&amp;postID=5662378323193909243&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7263041074149404679/posts/default/5662378323193909243'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7263041074149404679/posts/default/5662378323193909243'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.bitkilerianlamak.com/2007/12/zerdecal-faydalari.html' title='ZERDECAL FAYDALARI'/><author><name>xprodoksit</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='12413120525087723951'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/R2vrTKsL5oI/AAAAAAAAAiw/PPuaZIlbZ1s/s72-c/ZERDECAL.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7263041074149404679.post-3354273011304683662</id><published>2008-11-24T20:19:00.003+02:00</published><updated>2008-11-24T20:26:27.720+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='badem'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='soğan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='portakal'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mandalina'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='limon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ceviz agacı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='greyfurt'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='domatez'/><title type='text'>DOMATES LIMON VE SUTLE GELEN SIFA</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Domates, limon ve sütle şifa bulun&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5272292029150953666" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 304px; CURSOR: hand; HEIGHT: 234px; TEXT-ALIGN: center" alt="Domates, limon ve sütle şifa bulun" src="http://1.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/SSrxqq2qgMI/AAAAAAAADMU/i2se57m_iAk/s400/domates+(2).jpg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Sevil Nas Can,&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; kış aylarında vücudun günlük vitamin-mineral ihtiyacına göre bir şifa listesi hazırladı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;* Kalsiyum:&lt;/strong&gt; Günde bin 200 mg. alınmalıdır. En zengin kaynağı &lt;strong&gt;süt ve yoğurttur.&lt;/strong&gt; Günde 500 gr. süt veya yoğurt tüketin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;* C vitamini:&lt;/strong&gt; Günde 60-75 mg. alınmalıdır. &lt;strong&gt;Portakal, nar, greyfurt, mandalina, limon&lt;/strong&gt; ve &lt;strong&gt;patateste &lt;/strong&gt;bulunur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;* Selenyum:&lt;/strong&gt; Günde 30 mg. alınmalıdır. &lt;strong&gt;Salatalık, deniz ürünleri ve susamda&lt;/strong&gt; vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;* Çinko:&lt;/strong&gt; 15 mg. alınmalıdır. &lt;strong&gt;Badem, ceviz, fındık, mantar&lt;/strong&gt; ve kümes hayvanlarının etlerinde bulunur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;* E vitamini:&lt;/strong&gt; Günde 10 mg. alınmalıdır. Yeşil yapraklı sebzeler ve kurubaklagillerde bulunur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;* Folat:&lt;/strong&gt; 400 mg. alınmalıdır. &lt;strong&gt;Ekmek, bezelye, ıspanakta&lt;/strong&gt; vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;* Magnezyum:&lt;/strong&gt; Günde 220 mg. alınmalıdır. &lt;strong&gt;Somon, domates, avokado ve enginarda&lt;/strong&gt; vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;* A vitamini:&lt;/strong&gt; Günde 500 mg. almak gerekir. &lt;strong&gt;Ananas, havuç, brokoli&lt;/strong&gt;,&lt;strong&gt; soğanda&lt;/strong&gt; vardır. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7263041074149404679-3354273011304683662?l=www.bitkilerianlamak.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.bitkilerianlamak.com/feeds/3354273011304683662/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=7263041074149404679&amp;postID=3354273011304683662&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7263041074149404679/posts/default/3354273011304683662'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7263041074149404679/posts/default/3354273011304683662'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.bitkilerianlamak.com/2008/11/domates-limon-ve-sutle-gelen-sifa.html' title='DOMATES LIMON VE SUTLE GELEN SIFA'/><author><name>xprodoksit</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='12413120525087723951'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/SSrxqq2qgMI/AAAAAAAADMU/i2se57m_iAk/s72-c/domates+(2).jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7263041074149404679.post-3545186923112568740</id><published>2008-11-10T21:30:00.003+02:00</published><updated>2008-11-23T21:24:29.081+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kivi'/><title type='text'>KIVININ FAYDALARI</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Kivinin faydaları&lt;/strong&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5267115546279679234" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 300px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="Kivinin faydaları" src="http://1.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/SRiNrtbwFQI/AAAAAAAADLU/C_KjM237fKY/s400/kivi.jpg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;KİVİ:&lt;/strong&gt; A ve C vitaminleri ile potasyum açısından çok zengin bir meyve olan kivi, ayrıca kalsiyum, demir ve magnezyum gibi mineraller açısından da zengindir. Besleyici değeri yüksek bir besin olan kivinin bir tanesi ile günlük A ve C vitamini ihtiyacı karşılanabilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Kivinin Faydaları:&lt;/strong&gt; Lif açısından da zengin bir besin olan kivi bağırsakları çalıştırarak sindirimi kolaylaştırır ve kabızlığı önler. Vücudu ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Nezle ve grip gibi soğuk algınlıklarına iyi gelir. Nefes açıcı etkisi ile astımlılara faydalıdır. Başta göğüs kanseri olmak üzere, kanser oluşumuna ve ilerlemesine karşı koruyucudur. Kan basıncını dengeler. Tansiyonu ve kandaki kolesterol oranını düşürür. Karaciğeri çalıştırır ve kanı temizler. Kansızlığa ve mide rahatsızlıklarına iyi gelir. Yaşlanmanın ciltteki belirtilerini azaltır.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Kivi Nasıl Kullanılır?&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Kivinin meyvesi yenebileceği gibi cilt bakımı için de kullanılır. Dilimlenmiş kivi cilde konursa cildi besler ve nemlendirir. Ayrıca, kivi ezilerek suyu çıkarıldıktan sonra elde edilen püre yıpranmış ve kırışmış ciltler için maske olarak kullanılabilir.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7263041074149404679-3545186923112568740?l=www.bitkilerianlamak.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.bitkilerianlamak.com/feeds/3545186923112568740/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=7263041074149404679&amp;postID=3545186923112568740&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7263041074149404679/posts/default/3545186923112568740'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7263041074149404679/posts/default/3545186923112568740'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.bitkilerianlamak.com/2008/11/kivinin-faydalari.html' title='KIVININ FAYDALARI'/><author><name>xprodoksit</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='12413120525087723951'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/SRiNrtbwFQI/AAAAAAAADLU/C_KjM237fKY/s72-c/kivi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7263041074149404679.post-5365483495383964679</id><published>2008-10-09T20:58:00.000+03:00</published><updated>2008-10-09T00:38:06.444+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kediotu'/><title type='text'>KEDIOTU FAYDALARI</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Kediotu (valeriana) :&lt;/strong&gt; İkiçenekliler sınıfının, kediotugiller familyasından; kökü az etli, çok yıllık bir otsu bitkidir. Boylarına göre iki gruba ayrılır. Bir kısmının boyu 5-50 santimetre kadardır. Diğerleri ise, 2 metreyi bulabilirler. En yaygın türü tıbbi kediotudur. Yurdumuzda büyük yapraklı kediotu, küçük kediotu ve dağ kediotu gibi türleri vardır.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5149101668294193154" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/R3VIr6sL8AI/AAAAAAAAA1s/zhg1kVl0ZAo/s400/kediotu.jpg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Tıbbi kediotu :&lt;/strong&gt; Avrupa ve Kuzey Asya'da yabani olarak yetişir. Öneminden ötürü kültür bitkisi olarak da yetiştirilir. 1-1,5 metre yükseklikte çok yıllık bir kediotu türüdür. Gövdesinin içi boştur. Yarprakları karşılıklı olarak dizilmiştir. Sapları kısa, kenarları dişlidir. Çiçekleri büyük, beyaz veya pembe renklidir. Meyveleri küçük ve tüylüdür. Rizom ve köklerinde nişasta, şeker, reçine, chatin, valerin ve uçucu bir yağ vardır. Kökü tazeyken kokusuzdur. Kuruduğu zaman keskin fena bir kokusu vardır.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Faydası :&lt;/strong&gt; Sinirleri telkin eder. Nevrasteni ve isteride faydalıdır. Ateş düşürür, spazm çözer. Sinirsel baş ağrılarını, sinirsel çarpıntıları teskin eder. Tıbbi kediotunun kökünden elde edilen kediotu esansı isteri, kore ve epilepside kullanılır. Baş dönmesi, taşıt tutması ve heyecanlanma hallerinde kullanılır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7263041074149404679-5365483495383964679?l=www.bitkilerianlamak.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.bitkilerianlamak.com/feeds/5365483495383964679/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=7263041074149404679&amp;postID=5365483495383964679&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7263041074149404679/posts/default/5365483495383964679'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7263041074149404679/posts/default/5365483495383964679'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.bitkilerianlamak.com/2007/12/kediotu-faydalari.html' title='KEDIOTU FAYDALARI'/><author><name>xprodoksit</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='12413120525087723951'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/R3VIr6sL8AI/AAAAAAAAA1s/zhg1kVl0ZAo/s72-c/kediotu.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7263041074149404679.post-3431279910366869022</id><published>2008-09-27T23:26:00.001+03:00</published><updated>2008-09-27T23:30:29.691+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='guava'/><title type='text'>GUAVA NIN FAYDALARI</title><content type='html'>&lt;h2&gt;&lt;span style="font-size:100%;color:#cc0000;"&gt;Guava' nın Faydaları&lt;/span&gt;&lt;/h2&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/SN6XNvNl4yI/AAAAAAAABn4/ZjaZ8Bys2tY/s1600-h/GUAVA.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5250800477828145954" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/SN6XNvNl4yI/AAAAAAAABn4/ZjaZ8Bys2tY/s400/GUAVA.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Guava isimli bu tropikal meyve her yerde bulunmasa da ithal ürün satan marketlerde bulabilirsiniz.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Guava Neden sağlıklı?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Likopen yönünden oldukça zengin bir meyve. Prostat kanserine karşı koruyucu olarak bilinen domates ve karpuzdan çok daha etkin bir prostat savaşçısı. Potasyum yönünden de zengin bir meyve. 1 bardak guava suyu orta büyüklükteki bir muzdan yüzde 63 daha fazla potasyum içeriyor. A vitamini açısından &lt;em&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;elmayla karşılaştırıldığında 1,5 kat&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;, C vitamini açısından da &lt;em&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;portakalla karşılaştırıldığında 5 kat&lt;/span&gt;&lt;/em&gt; daha fazla vitamin içeriyor. &lt;em&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Papaya meyvesine göre ise 2 kat daha&lt;/span&gt;&lt;/em&gt; fazla likopen içerdiği için zengin antioksidan deposu&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;Guava Nasıl yenir?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Ortadan ikiye ayırın. Kabuğunu soymayın çünkü en çok vitamin kabuğunda bulunuyor. C vitamini yönünden oldukça zengin. Herhangi bir işleme gerek kalmadan kabuğuyla yiyin.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7263041074149404679-3431279910366869022?l=www.bitkilerianlamak.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.bitkilerianlamak.com/feeds/3431279910366869022/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=7263041074149404679&amp;postID=3431279910366869022&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7263041074149404679/posts/default/3431279910366869022'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7263041074149404679/posts/default/3431279910366869022'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.bitkilerianlamak.com/2008/09/guava-nin-faydalari.html' title='GUAVA NIN FAYDALARI'/><author><name>xprodoksit</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='12413120525087723951'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/SN6XNvNl4yI/AAAAAAAABn4/ZjaZ8Bys2tY/s72-c/GUAVA.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7263041074149404679.post-3961595516797971137</id><published>2008-09-21T23:29:00.002+03:00</published><updated>2008-09-21T23:34:33.592+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='papatya'/><title type='text'>DIYABETLILER PAPATYA CAYI ICSIN</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Diyabet hastaları papatya çayı içsin &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;Papatya çayını pek çok insan rahatlamak, iyi bir gece uykusu çekmek, yemek sonrası hazmı kolaylaştırmak amacıyla kullanıyor. Japon ve İngiliz bilimadamları tarafından yeni yapılan bir çalışma ise; bu bitkinin çok önemli bir başka faydası daha olduğunu gösteriyor. Journal of Agricultural and Food Chemistry dergisinde yayınlanan araştırmaya göre; &lt;span style="color:#6600cc;"&gt;papatya çayı, şeker hastalığına bağlı komplikasyonları azaltabiliyor. Papatya özütleri şeker hastalığına bağlı sinir ve damar hasarı oluşturan aldoz redüktaz (ALR 2) isimli bir enzimin oluşmasını engelleyerek, böbrek ve gözlerde oluşan zararı azaltıyor.&lt;/span&gt; &lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5248575516219705794" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="Papatya Çayı" src="http://2.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/SNavn7UWicI/AAAAAAAABi0/wPjFqDJzQ8w/s400/papatya_cayi.jpg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Çalışmaya göre papatya çayı kan şekerinin daha iyi kontrol altına alınmasına da yardımcı oluyor. Bu araştırma, henüz laboratuvar aşamasında. Yine de her gün içtiğiniz bir bardak siyah çayı, bir fincan papatya çayı ile değiştirebilirsiniz. Dr.Ece HATTAT&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7263041074149404679-3961595516797971137?l=www.bitkilerianlamak.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.bitkilerianlamak.com/feeds/3961595516797971137/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=7263041074149404679&amp;postID=3961595516797971137&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7263041074149404679/posts/default/3961595516797971137'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7263041074149404679/posts/default/3961595516797971137'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.bitkilerianlamak.com/2008/09/diyabetliler-papatya-cayi-icsin.html' title='DIYABETLILER PAPATYA CAYI ICSIN'/><author><name>xprodoksit</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='12413120525087723951'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/SNavn7UWicI/AAAAAAAABi0/wPjFqDJzQ8w/s72-c/papatya_cayi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7263041074149404679.post-1808351928152890519</id><published>2008-09-01T23:28:00.001+03:00</published><updated>2008-09-01T23:30:25.909+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adaçayı'/><title type='text'>ADACAYI SAGLIK DEPOSU</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Adaçayı omurilik rahatsızlığının ilacı &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/SLxQmRpN6HI/AAAAAAAABa4/S5OsfYHwvRE/s1600-h/adacayi.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5241152684853946482" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/SLxQmRpN6HI/AAAAAAAABa4/S5OsfYHwvRE/s320/adacayi.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Şifalı bir bitki olarak bilinen ve içildiğinde &lt;strong&gt;tüm bedeni güçlendiren&lt;/strong&gt; adaçayı, &lt;strong&gt;kalp krizi riskini azaltıyor.&lt;/strong&gt; &lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Uzmanlar adaçayını aynı zamanda &lt;strong&gt;kramplarda&lt;/strong&gt;, &lt;strong&gt;omurilik rahatsızlıklarında&lt;/strong&gt;, &lt;strong&gt;beze hastalıklarında&lt;/strong&gt; ve &lt;strong&gt;organ titrekliklerinde&lt;/strong&gt; tavsiye ediyor. Hasta karaciğeri olumlu yönde etkileyen adaçayı, mideyi ve bağırsakları da rahatlatıyor. Ayrıca kanı ve solunum organlarını temizleyici bir etkisi de var. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7263041074149404679-1808351928152890519?l=www.bitkilerianlamak.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.bitkilerianlamak.com/feeds/1808351928152890519/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=7263041074149404679&amp;postID=1808351928152890519&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7263041074149404679/posts/default/1808351928152890519'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7263041074149404679/posts/default/1808351928152890519'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.bitkilerianlamak.com/2008/09/adacayi-saglik-deposu.html' title='ADACAYI SAGLIK DEPOSU'/><author><name>xprodoksit</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='12413120525087723951'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_7a6ENdXLIt0/SLxQmRpN6HI/AAAAAAAABa4/S5OsfYHwvRE/s72-c/adacayi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7263041074149404679.post-7500577531158285757</id><published>2008-08-31T23:05:00.002+03:00</published><updated>2008-08-31T23:12:16.983+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sığırkuyruğu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adaçayı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='defne'/><title type='text'>SIFALI BITKILER AKLANDI</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Şifalı bitkilere onay verildi.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Halk arasında bazı hastalıklara iyi geldiğine inanılan defne, adaçayı, sığır kuyruğu gibi doğal ürünlerin faydaları, bilimsel çalışmayla kanıtlandı.&lt;br /&gt;Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Moleküler Biyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mahmut Çalışkan,  yaptığı açıklamada, kentte yoğun olarak yetişen bitkilerin faydaları üzerinde inceleme yaptıklarını söyledi.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;"Bitkilerde antibakteriyel etkiler var mı?"&lt;/strong&gt; projesi kapsamındaki çalışmayla, bölgede yetişen defne, adaçayı ve sığır kuyruğunu 2 yıl süresince topladıklarını ve güneş görmeyen bir ortamda kuruttuktan sonra yağlarını aldıklarını ifade eden Çalışkan, şöyle devam etti: "&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Bitkilerden elde ettiğimiz yağları, bakteri ortamına aktardık ve bu şekilde beklettik. Daha sonra bu yağın bakterinin gelişimini durdurup durdurmadığını, antibakteriyel etkilerinin olup olmadığını araştırdık. Yaptığımız çalışmayla yıllarca ninelerimizin şifa niyetine soğuk algınlığı, öksürük balgam söktürücü olarak kaynatıp içtiği &lt;strong&gt;&lt;a href="http://bitkilerianlamak.blogspot.com/search/label/s%C4%B1%C4%9F%C4%B1rkuyru%C4%9Fu"&gt;sığır kuyruğunun&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;; mideyi rahatlattığı ve idrar söktürücü özelliği olduğuna inanılan &lt;strong&gt;&lt;a href="http://bitkilerianlamak.blogspot.com/search/label/ada%C3%A7ay%C4%B1"&gt;adaçayının&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;; kozmetik sanayisinde yoğun olarak kullanılan ve ağrılara iyi geldiği belirlenen &lt;strong&gt;&lt;a href="http://bitkilerianlamak.blogspot.com/search/label/defne"&gt;defnenin&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;, antibakteriyel özelliklerinin bulunduğu ve yararlı olduğu sonucuna ulaştık.&lt;/span&gt;" Çalışkan, hastalıklara iyi geldiğine inanılan diğer doğal ürünlerüzerinde de araştırmalarının devam edeceğini sözlerine ekledi.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7263041074149404679-7500577531158285757?l=www.bitkilerianlamak.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.bitkilerianlamak.com/feeds/7500577531158285757/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=7263041074149404679&amp;postID=7500577531158285757&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7263041074149404679/posts/default/7500577531158285757'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7263041074149404679/posts/default/7500577531158285757'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.bitkilerianlamak.com/2008/08/sifali-bitkiler-aklandi.html' title='SIFALI BITKILER AKLANDI'/><author><name>xprodoksit</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='12413120525087723951'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>1</thr:total></entry></feed>